Kategoriler
Lütfen Görünüm > Menülerden menü ayarlarınızı (ana_menu) yapınız.

Cemaatle namazın önemi, manası ve sevabı nedir?

  • Cemaatle namazın önemi, manası ve sevabı nedir?

Cemaatle namaz bir İslâm şeâiri, dinimizin bir alameti ve işaretidir. Beş vakit namazı cemaatle kılmak da mü’minin en önemli vasıflarından birisi­dir. Mü’minler Rablerinin huzurunda tek bir amaç uğrunda omuz omuza vererek saf tutarlar. Bu şekilde bir ibadet, İlahî rahmeti kendi üzerine çek­meye vesiledir. Cemaatle kılınan namazın feyiz ve bereketi, nur ve saadeti mü’min ruhları canlandırır, kalbini parlatır, bütün latifelerini doyurur.

Peygamber Efendimiz (a.s.m.), beş vakit namazın cemaatle kılınmasına çok önem verirdi. Her vesile ile Müslümanları cemaate teşvik ederdi. Bu­nun için imkânlar hazırladı. Hicret’ten sonra Mescid-i Nebevi’yi inşa ede­rek namazm cemaatle kılınmasını gerçekleştirdi. İnşaat sırasında bizzat mübarek elleriyle kerpiç taşıdı.

Aynı ruhun bir devamı olarak daha sonraki zamanlarda Müslümanlar memleketlerini, beldelerini camiler, kubbeler ve minarelerle süslediler. Bir memleketin İslâm beldesi sayılmasının mührü ve işareti orada bir minare­nin gözükmesi olduğu gibi, camilerin ve mescitlerin gerçek süsü de cemaat ve cemaatle kılınan namaz oldu.

Cemaatle namazda imamla beraber bir veya iki kişinin de bulunması cemaat manasını, fazilet ve sevabını meydana getirmeye yeterlidir. Sahabi- lerini mümkün olan her fırsatta cemaate teşvik eden Peygamberimizden (a.s.m.) Semüre bin Cündüb şu mealde bir hadis zikreder:

“Uç kişi olduğumuz zaman, Resulullah (a.s.m.), birimizin öne geçerek imam olmasını tavsiye ederdi.”

Namazm feyzi ve bereketi, cemaatle kılındığı zaman daha da artar. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyurur: “Cemaatle kılınan namaz, tek başı­na kılman namazdan yirmi yedi derece daha üstündür.”

Sevap bakımından bu derece farklı olmasının en mühim hikmeti, cema­atteki kimselerin birbirlerinin sevaplarına ortak olmasıdır. Bir kişinin aldığı sevap diğerine de aynen yazılmaktadır. Nasıl maddî şirketlerde hisse sa­hipleri sermayelerine göre kâr alıyorlarsa manevî bir şirket olan cemaatle namazda bütün cemaat, hazır bulunan Müslümanların sevabına aynen or­tak olurlar. Bununla beraber, ortaklaşa yapılan dualar ihlâsın elde edilmesi için bir vasıtadır ve duanın kabulü ihtimalini arttırır.

Evet, “Mü’minler, ibadetlerinde, dualarında birbirlerine dayanarak ce­maatle kıldıkları namaz ve sair ibadetlerinde büyük bir sır vardır ki her bir fert, kendi ibadetlerinden kazandığı miktarda pek fazla bir sevap cemaat­ten kazanıyor. Ve her bir fert ötekilere duacı olur, şefaatçi olur, tekziyeci olur; bilhassa Peygamber Aleyhissalatü Vesselam…

İşte mü’minler arasında cemaatler sayesinde meydana gelen şu ulvî, manevî teâvün ve birbirine yardımlaşmak ile hilâfete hamil (yeryüzünde mahlûkat üzerindeki halifelik vazifesini yüklenmek), emanete mazhar ol­makla beraber mahlûkat içerisinde mükerrem unvanını almıştır.”196

Cemaatle kılman namazın özelliklerinden birisi de iki namaz vakti ara­sında kalan zamanın ibadet saatine dâhil olmasıdır. Peygamber Efendimiz, bu gerçeği şöyle ifade eder:

“Yatsı namazının cemaatinde hazır bulunan kimse gecenin yarısını ihya etmiş gibi sevabını kazanır. Yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılan mü’min bütün geceyi ibadetle geçirerek ihya etmiş gibi sevap kazanır.”197

Cemaatle namazın manevî yönü o kadar büyüktür ki insanın hem dün­yasını hem ebedî hayatını nurlandırır. Bu hususu Pevgamberimiz şövle ifade eder:

“Allah rızası için kırk gün cemaatle namaz kılan ve her namazın iftitah tekbirine198 yetişen kimseye iki berat, kurtuluş belgesi verilir. Birisi cehen­nemden kurtuluş, diğeri de münafıklıktan kurtuluştur.”199

Cenab-ı Hak yeryüzünü bir mescit olarak yaratmıştır. Bunun için her yerde namaz kılmabilir. Camideki cemaate gidememe, yetişememe gibi hallerde müsait olan başka bir yerde pekâlâ cemaat yapılabilir. Mesela in­san evde hanımı ve çocukları ile birlikte vaktin namazını cemaatle kıldığı zaman cemaat sevabını elde edebilirler. Bir iş yerinde çalışanlar işleri do­layısıyla camiye gidemedikleri zaman, kendi aralarında cemaat oluşturarak namazı cemaatle kılabilirler, sevabına da kavuşurlar.

Bunun için kişi “camiye gidemiyorum” düşüncesiyle bütün bütün ce­maati terk etmemeli, bu faziletten mahrum kalmamalıdır. Her zaman fırsat kollayarak o namazı cemaatle kılmaya gayret etmelidir.