Kategoriler
Lütfen Görünüm > Menülerden menü ayarlarınızı (ana_menu) yapınız.

İmamlıkta kimlere öncelik tanınır?

  • İmamlıkta kimlere öncelik tanınır?

Bu şartlar mevcut olduktan sonra imam olacak kimsede en çok aranan vasıflar ve imamlığa liyakatte öncelik tanınan hususlar şunlardır:

Bir cami veya mescitte vazifeli bir imam varsa namazı o kıldırır. Cemaa­tin içinde daha âlim ve Kur’an’ı daha düzgün okuyan birisinin bulunması durumu değiştirmez. Ancak vazifeli imam isterse mihraba birisini geçirir, namazı onun kıldırmasını uygun görebilir.

Aynı hâl bir evde de söz konusudur. Cemaatle namaz evde kılındığında imamlıkta öncelik ev sahibine tanınır. İsterse kendisi kıldırır, isterse layık gördüğü bir başkasına havale edebilir.

Vazifeli imamın ve ev sahibinin bulunmadığı zaman tercih sırasına göre şu kimseler imamlığa geçer: Namazı bozup bozmayan, sehiv secdesini ge­rektirip gerektirmeyen durumlar gibi namaza ait meseleleri en iyi bilen bi­risi tercih edilir. Bundan sonra Kur’an okuması düzgün olan imamlığa ge­çer. Daha sonra sırasıyla takva ehli, haramlardan kaçman, daha yaşlı olan, ahlakı güzel, herkes tarafından sevilip sayılan kimse siması ve sesi güzel olan, üstü başı düzgün ve temiz olan, asalet ve nesepçe tanınan, bilinenler öne geçer.

Bütün bu şart ve vasıflar bir arada düşünülürse; imam olacak zatın inanç ve itikadı düzgün, İslâm’ı en güzel şekilde yaşamaya çalışan, başta namaz olmak üzere ibadetle ilgili meselelere vâkıf, Kur’an-ı Kerim’i tecvit ve kaidelerine uyarak düzgün okuyan, sözü sohbeti yerinde, aslı nesli belli, güzel huylu, güzel sesli, giyimine kuşamına dikkat eden, üstü başı temiz birisi olmalıdır.

Çünkü imam örnek insan demektir. Herkesin gözünün üstünde olduğu bir şahsiyettir. Bunun için imam birçok vasıfları üzerinde bulunduran birisi olmalı ki Müslümanların cemaatle namaz kılmasına teşvik edici bir unsur olsun. Böylece hem cemaati çok olur hem de tesiri ve faydalılığı artar. Yok­sa bazı hâl ve hareketleri, kusur ve hataları sebebiyle cemaati rahatsız eder, Müslümanları camiden soğutursa manevî mesuliyeti o ölçüde fazla olur. Böyle bir durum, birtakım dedikoduların çıkmasına, Müslümanlar arasın­da birlik ve beraberliğin zedelenmesine sebep olacağı gibi muhalif kimsele­rin de istismarına malzeme oluşturur.