Kategoriler
Lütfen Görünüm > Menülerden menü ayarlarınızı (ana_menu) yapınız.

Namazın öncesinde ve içindeki Sünnetler

  • Namazın öncesinde ve içindeki Sünnetler

Namaza dururken alman tekbirde, bayram namazlarının ziyade tek­birlerine, vitir namazının kunut tekbirinde erkeklerin ellerini kulakları hi­zasına, kadınların omuzları hizasma kaldırması.

Buna göre, erkekler ellerini kulaklarının yumuşak kısmına değecek; ka­dınlar da parmaklarının uçları omuzlarına erişecek şekilde ellerini göğüsle­rinin hizasma kadar kaldırırlar.

Tekbir almak için elleri kaldırırken parmakları serbest olarak hâli üzere bırakarak açık bulunmasını ve elin iç kısmının kıbleye doğru gelme­sini sağlamak.

İmama uyan kimsenin iftitah tekbirini, imam tekbiri aldıktan sonra­ya bırakmak ve imamın tekbirine yakın olmak.

Tekbiri alır almaz elleri yanlarına salıvermeden bağlamak. Erkekler sağ elin küçük ve başparmaklarını sol bileğin iki tarafından halka şekline getirip tutar, kalan üç parmağı sol kolun üzerine bırakarak ellerini bağlar ve göbeğinin altına koyar. Kadınlar ise parmaklarını halka yapmadan sa­dece sağ elini sol elinin üzerine getirip göğüslerinin üzerine koyarlar.

Oturarak namaz kılındığında da yine eller bu şekilde tutulur.

İlk rekâtta gizlice “Sübhâneke” sonrasında “Eûzü-Besmele” okumak. Her rekâtın başında Fatiha’dan önce Besmele çekmek, Fatiha’dan sonra da “Âmin” demek. “Âmin” “Ya Rabb’i, duamızı kabul buyur” manasına gelir.

Bunları hem imam ve cemaat hem de tek başına namaz kılan söyler. Fa­kat ilk rekâtta imama uyan kimse Fatiha okumayacağı için Sübhâneke’den sonra Eûzü-Besmele çekmez.

Kıyamda iken bir özrü yoksa iki ayağın arasını dört parmak kadar açık bulundurmak.

Sabah ve öğle namazlarında Fatiha’dan sonra uzunca, ikindi ve yatsı namazlarında kısa akşam namazında daha kısa sure okumak.

Sabah namazının birinci rekâtında ikinci rekâttan daha uzun bir sure okumak. Bu husus, Peygamberimizden bugüne kadar böyle devam edip gelmiştir.

İftitah tekbirinden başka, namaz içinde getirilen tekbirler sünnettir. Bunlara intikal tekbiri denir. Kıyamdan rükûa eğilirken, rükûdan doğrulur- ken, secdeye varırken, secdeden kalkıp tekrar secdeye giderken; secdeden sonra diğer rekâta kalkarken veya otururken söylenir. Bu tekbirleri imam sesli, imama uyan veya tek başına namaz kılan sessiz söyler.

Rükûa eğilince erkeklerin dizlerini bükmeyip dik tutması, bellerini düz tutması, parmakların arasını açık bulundurarak elleriyle diz kapakla­rını kavraması, başla beraber belini bir seviyede bulundurması sünnettir.

Kadınların ise rükûda dizlerini büküp, bellerini arkaya doğru hafif me­yilli tutması, parmaklarını birbirinden ayırmadan sadece ellerini diz kapak­larının üzerine koyması sünnettir.

Rükûda üç kere “Sübhane Rabbiye’l-Azîm” demek.

Rükûdan başı kaldırıp “Sübhanallah” diyecek kadar durmak.

Rükûdan doğrulurken imamın veya tek başına namaz kılanın

“Semiallahü limen hamideh” demesi; imama uyanın

veya tek başına kılanın “Rabbena lekel-hamd” söylemesi.

Imameyne göre imamın da  “Rabbena” söylemesi sünnettir.

“Semiallahü limen hamideh” cümlesini ve namazın sonunda iki tara­fa verilen selamı imamın sesli söylemesi; imama uyanın ve tek başına kıla­nın bu lâfızları ve “Rabbena leke’l-hamd” cümlesini sessiz söylemesi sün­nettir.

Secdeye varırken önce dizleri, sonra elleri, sonra yüzü koymak; sec­deden kalkarken önce yüzü, sonra elleri, daha sonra dizleri yerden kaldır­mak.

Secdeyi iki ellerin araşma yapmak.

Secdede üç kere  “Sübhane Rabbiye’l-Âlâ” de­mek.

Secdede erkeğin karnmı uyluklarından, dirseklerini yanlarından ve kollarını yerden uzak tutması; kadının secdede alçalıp kollarını yanlarına bitiştirmesi ve karnını uyluklarına yapıştırması.

İlk ve son oturuşlarda elleri uylukların üzerine koymak. Eller dizle­rinden uzak tutulmayıp parmakların ucu dizlerin ucu üzerine gelir.

İki secde arasında oturuşlarda ve teşehhütlerde erkeklerin sol ayağı­nı yere yayıp sağ ayağını parmaklar kıbleye yönelecek şekilde dikmek. Ka­dınlar ise yere oturarak ayaklarını sağ taraftan yatık olarak çıkarırlar.

Farzların, vitir namazının ve müekked sünnetlerin son oturuşların­da, gayr-ı müekked sünnetlerle nafile namazların her oturuşunda et-

Tahiyyatü’den sonra “Allahümme salli” ve “Allahüm- me bârik” dualarını okumak.

Salâvatlardan sonra dua okumak. Bu dua ya Kur’an ayetlerinden biri veya bunlara benzer olmalıdır.

“Rabbena âtina fi’d-dünya haseneten ve fi’l-ahireti haseneten ve kına azâ bennâr”,

“Rabbenağfirlî ve livâlideyye ve lilmü’minine yevme yekûmü’l-hisâb”

Namazdan sonra selam verirken başı önce sağa, sonra da sola çevirmek.

İmamın her iki tarafa selam verip “aleyküm” lafzını söylerken cema­ati ve hafaza meleklerini hatırından geçirmesi; imama uyan kimsenin de imamı ve cemaati; yalnız kılanın ise sadece melekleri düşünmesi.

İmamın sağa selam verirken sesini biraz yükseltmesi.

Cemaate sonradan yetişip de imam selam verdikten sonra rekâtları tamamlamaya kalkacak kimsenin, imamın ikinci selamını beklemesi. Bu beklemenin sebebi şudur: Şayet imam sehiv secdesine varacaksa kendisi de imama uyarak secdeye varır; sehiv secdesi yoksa ikinci selamdan sonra kalkıp noksan rekâtları tamamlar.

Namaz kılan kimsenin önüne sütre (set) koyması. Önünden insan geçmesi muhtemel olan bir yerde namaz kılan kimse secde edeceği yerin biraz ilerisine bir şey diker, buna sütre denir. Sütre 60-70 santimetrelik bir ağaç veya demir parçası olabileceği gibi, boyuna uzun bir çizgi yahut enine yarım daire şeklinde bir çizgi de olabilir. Sandalye ve benzeri eşya da sütre yerine geçer. Cemaatle namaz kılındığında sadece imamın önünde sütre bulunması yeterlidir.

Teşehhütte et-Tahiyyatü’yü okurken Kelime-i Şehâdete gelindiğinde

“Eşhedü en lâ ilâhe”de V “lâ” derken sağ elin işaret parmağım kaldırıp “İllallah” derken indirilmesi sünnettir.

Böyle yapmasım bilmeyenlerin terk etmesi daha uygundur. Bunu ya­parken başparmakla orta parmak halka edilip, diğer iki parmak bükülür.