Kategoriler
Lütfen Görünüm > Menülerden menü ayarlarınızı (ana_menu) yapınız.

Namazın vacipleri Nelerdir?

  • Namazın vacipleri Nelerdir?

Namazın vacipleri farzların tamamlayıcısı hükmündedir. Mesela na­mazda son oturuş farzdır. Burada et-Tahiyyatü’nün okunmasıyla teşehhüt tamamlanmış, eksiklik giderilmiş olur.

Namazın vaciplerinden biri veya birkaçı unutularak yahut yanılarak terk edilirse sehiv secdesi gerekir. Kasten terk edilmesi hâlinde ise namazın yeniden kılınması gerekir. Sehiv secdesi yapılmadığı zaman da vakit çık­mamışsa yine namaz iade edilir.

Vacibin sehven veya kasten terkinde namaz iade edilmezse farz eksik de olsa yerini bulur. Fakat kasten terk eden kimse günaha girer.

Namazdaki vacipler şunlardır:

  • Namaza “Allahü Ekber” lafzıyla başlamak.
  • Farz namazların ilk iki rekâtında, nafilelerin bütün rekâtlarında Fati- ha’yı okumak.Fatiha’nm Şafiî, Maliki ve Hanbelî Mezhebi’ne göre okunma­sı farzdır.
  • Farz namazların iki rekâtında Fatiha’dan sonra “İnnâ âtayna (Kevser Suresi)” gibi küçük bir sure yahut böyle bir sureye denk gelen üç kısa ayet veya üç kısa ayete denk gelen uzun bir ayet okumak. Bu miktarlar kıraatin en azıdır. İstendiğinde bunlardan fazla okunabilir.
  • Fatiha’yı sure veya ayetlerden önce okumak.
  • Fatiha’dan sonra okunacak sure veya ayetleri üç veya dört rekâtlı farz namazların ilk iki rekâtında, vitir namazıyla nafilelerin her rekâtında okumak.
  • Cemaatle kılındığında sabah, cuma, bayram, teravih ve Ramazan ayında kılınan vitir namazlarının bütün rekâtlarında, akşam ve yatsı na­mazlarının ilk iki rekâtında imamın Fatiha ve sureleri sesli; öğle ve ikindi namazlarının bütün rekâtlarında Fatiha ve sureleri, akşam namazının üçüncü ve yatsının son iki rekâtlarında imamın veya tek başına kılanın Fa- tiha’yı gizli okuması vaciptir.

Tek başına kılan kimse isterse sabah, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtlarında ve geceleyin kılman nafile namazlarda Fatiha ve sureleri açık­tan okuyabilir.

Sabah namazı gibi kıraati açıktan yapılan bir namaz kazaya kalıp da gündüz cemaatle kılınacak olsa Fatiha ve surelerin açıktan okunması vacip tir. Kazaya kalan namaz öğle namazı gibi gündüz namazı ise kıraat sessiz yapılır. Tek başına kılan kimse ise serbesttir; açıktan okunması gereken namazları isterse açıktan, isterse gizli okuyabilir.

Sabah, akşam veya yatsı namazları gibi bir namazın farzını tek başına kılan bir kimseye birisi gelip uysa imam da Fatiha’nın tamamını veya bir kısmını okumuş olsa ikinci defa okuması gerekir.

  • Cemaatle kılman namazlarda imama uyan kimsenin Fatiha ve sure okumayıp susması vaciptir. Cemaat sadece teşbihlerle duaları okur.
  • Vitir namazında kunut tekbiri almak ve kunut dualarını okumak va­ciptir. Vitir namazı cemaatle kılındığında imam ve cemaat kunut dualarını içlerinden okurlar.
  • Secdede burnunu alnı ile birlikte yere koymak.
  • Uç veya dört rekâtlı namazlarda ikinci rekâttan sonra oturmak.
  • İlk ve son oturuşlarda et-Tahiyyatü okumak.
  • Uç ve dört rekâtlı farz namazlarla, vitir namazında ve öğle namazı­nın ilk sünnetinde ikinci rekâttan sonra et-Tahiyyatü’yü okuduktan sonra beklemeden üçüncü rekâta kalkmak. et-Tahiyyatü’den sonra unutarak bir rükün eda edecek kadar bir şey okunsa sehiv secdesi yapılır.
  • Namazların sonunda sağa ve sola selam vermek. Esas itibariyle se­lamda “es-Selamü”

lafzını söylemek vaciptir. Bununla selam yerini bulmuş olur. “aleyküm ve rahmetullah’T söylemek ise sünnettir.

  • Namazın farzlarında sıraya riayet edip farz olmayan bir şeyin iki farz arasına girmesine engel olmak. Mesela kıyamdan sonra rükûa, rükû- dan sonra da secdeye varmak gibi.
  • Yanılarak veya unutarak terk edilen vaciplerden dolayı sehiv secdesi yapmak.
  • Bayram namazlarında ziyade tekbirleri getirmek. Bu namazların ikinci rekâtındaki rükû tekbiri de vaciptir.
  • Namazdaki kıraatte secde ayeti okunursa tilavet secdesi yapmak.
  • Namazdaki vacipleri yerli yerinde yapıp geciktirmemek.
    Tâdil-i erkâna riayet etmek: Kıyamda iken dik durmak, rükûda başla sırt bir istikamette belin dümdüz durması, rükûdan kalkınca kıyamdaki gi­bi belin iyice doğrulması ve “Sübhanallah” diyecek kadar beklemesi; secde­de iken dizin, elin ve başın tam yerinde durması, iki secde arasında “Süb­hanallah” diyecek kadar durmak.