Kategoriler
Lütfen Görünüm > Menülerden menü ayarlarınızı (ana_menu) yapınız.

Nasıl niyet edilir?

Nasıl niyet edilir?

Farz ve vacip namazlarda hangi vaktin namazını kılacağını belirlemek şarttır. Mesela sabah namazının farzına başlarken “Allah rızası için bugün­kü sabah namazının farzını kılmaya niyet ettim” şeklinde niyet edilir. Va­cip olan bayram namazı için de mesela “Allah rızası için Kurban Bayramı namazını kılmaya niyet ettim” tarzmda söylenir. Kalben yapılan bu niyet dil ile de söylenir. Vakit tayin etmeden sadece “farz namazı kılmaya niyet ettim” demek niyet için yeterli değildir. Fakat “Bu vaktin namazım kılmaya niyet ettim” der de kıldığı vaktin hangisi olduğunu bilirse bu kadar yapıla­bilen bir niyet yeterlidir. Ancak Cuma namazında Cuma namazının farzını kıldığını belirtmesi lazımdır.

Namaza niyet ederken, rekât sayısını belirtmeye lüzum yoktur.

Nafile namazları kılarken vakti belirtmek gerekmez. Mesela “Allah rıza­sı için şu vaktin sünnetini kılmaya niyet ettim” demek veya “Allah rızası için namaz kılmaya niyet ettim” şeklindeki bir ifade niyet için yeterlidir. Ayrıca kılman nafile namazın müekked yahut gayrimüekked sünnet oldu­ğunu belirtmeye lüzum yoktur. Teravih namazı bundan müstesnadır. Te­ravih namazı kılınacağı sırada, “Teravih namazını” veya “Vaktin sünnetini kılmaya niyet ettim” denmesi daha ihtiyatlı olur.

Cemaatle namaz kılarken imama uyulduğunda niyet etmek gerekir. Me­sela “Niyet ettim Allah rızası için sabah namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama.” Bu şekilde niyet edilmediği takdirde imama uymak sa­hih olmaz. İmama uymaya niyet edip imamdan önce namaza başlamamak gerekir. Çünkü bu erken başlayışla imama uymak sahih olmaz. Şöyle ki bir kimse imam tekbir almadan önce kendisi niyet edip tekbir alarak namaza başlasa bu şekliyle imama uymuş olmaz. Fakat imamdan sonra tekrar tek­bir alsa bu durumda imama uymuş olur.

İmam olan kimsenin ayrıca imamlığa niyet etmesi icap etmez. Ancak cemaatin içinde kadın varsa onların namazlarının sahih olması için niyet etmesi gerekir. Bundan dolayı, “Bana uyanlara imam oldum” şeklinde ni­yete eklenen bir ifade ile kendisine kadınların da uyması sahih olur.

Namaza niyet ettikten sonra arada namaza aykırı bir harekette bulun­madan tekbir alıp namaza girilmelidir. Çünkü niyetin tekbire yakın olması efdaldir.

Tekbir aldıktan sonra niyet edilirse kılınan bu namaz sahih olmaz. Fakat başka bir görüşe göre tekbir alıp namaza başladıktan sonra Sübhaneke ve Euzü-Besmele okumadan önce edilen bir niyetle namaz caizdir.

Eda niyetiyle kazaya; kaza niyetiyle de edaya niyet etmek caizdir. Mese­la bir kimse “Öğle namazını kılmaya daha vakit vardır” düşüncesiyle öğle namazım edaya niyet ederek kılsa; sonra da vaktin çıkmış olduğunu öğren­se bu namaz kaza namazı olarak sahih olur.

Namazın sonuna kadar hangi vaktin namazını kıldığına dair edilen ni­yeti aklida tutmak şart değildir. Mesela ikindi namazının farzına niyet ede­rek kılmaya başlayan kimse, namazın ikinci rekâtından sonra sünnetini kıldığını zannetse ve o şekilde tamamlasa, kılınan namaz farz sayılır.

Yine bir kimse, kalbinden öğle namazını kılmaya niyet etse de yanılarak dili ile henüz vakti girmemiş olan ikindi namazına niyet edecek olsa kalple yapılan niyet sahihtir. Çünkü niyette asıl olan kalp ile yapılandır.

Namazda niyet

Niyet, kalben bir şeyi yapmaya karar vermek, o işi ne maksatla yaptığını açıkça bilmek demektir. Namaza niyet ise sırf Allah rızası için namaz kıl­mayı istemek ve hangi namazı kılacağını bilmektir. Yani en azından namaz kılan kimseye, “Hangi namazı kılıyorsun?” diye sorulduğu zaman, dü­şünmeden ve tereddüde kapılmadan kıldığı vakti söylemesi ve cevap ver­mesidir.

Niyet, her ne kadar kalbe ait bir hal ise de namaza başlamadan önce kıl­dığı vaktin namazını ayrıca dil ile söylemesi müstehaptır. Mesela bir kimse duracağı namaza kalben niyet etmiş olsa da diliyle bir şey söylemese bu namaz sahih olur. Ancak bununla beraber kalben niyetin yanında, mesela “Allah rızası için sabah namazının sünnetini kılmaya niyet ettim” diye dil ile ifade etmek daha sevaplıdır.